kudus

Uslu, Kudüs TV’ye konuştu

kudus
USLU, “BİR HUKUK SKANDALI İLE KARŞI KARŞIYAYIZ.”
Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu Kudüs TV Ana Haber Bülteninde Arzu Erdoğral’ın sorularını yanıtladı.
Uslu, dinleme ve kaset skandalları değerlendirerek, “Son derece rahatsız edici bir durum. Bir hukuk skandalı ile karşı karşıyayız. Bunca yıldır demokrasiyi, demokratik değerleri, hukukun üstünlüğünü tesis etmeye çalışan bir ülkede tamda bu konuda başarıları elde ettik dediğimiz bir yerde içeriden bir kısım insanların özel hayata yönelik bir kısım operasyonlar, dosyalamalar içerisine girmiş olmasının makul, haklı hiçbir nedeni olamaz. Dinlemeler, fişlemeler uzunca bir süredir Türkiye’nin yakın tarihinde çok sık rastlanan bir durumdur. Fakat son zamanlarda bunun olmadığı ya da asgariye indiği ya da hukuk dışına çıkmadığı gibi genel bir kabul vardı. Açığa çıktı ki herkes herkesi bir şekilde gözetliyor ve bütün bunlar da kurulacak bir tuzağın, hazırlanan bir senaryonun dolgu malzemesi olarak kullanılıyor. İşte tamda bu noktada Cumhurbaşkanımızın Devlet Denetleme Kurumunu harekete geçirmiş olması son derece önemli buluyorum. Nitekim Devlet Denetleme Kurulu’nun beş ayrı görevi var. Bu dinlemelerle ilgili olarak en öncelikli görev bilhassa alınması gereken tedbirler ve mevzuat kapasitesinin değerlendirilmesidir. Bunun arkasından ortaya çıkacak sonuçlar elbette yeni mevzuat gerektiriyorsa zaten yeni bir yasa çıkarttık. Bu yasayı daha çağdaş standartlara üst normlara taşımak gerekiyorsa bu konuda elbette meclis 30 Mart’ı takip eden günlerde düzenleme işini yerine getirecektir” dedi.
Başbakan ve oğlunun düzmece ses kayıtlarının, başbakanlık tarafından yalanlanmasına rağmen muhalefetin seçim meydanlarında siyasi malzeme olarak kullanılmasının bir suç olduğu belirten Uslu, “Hukuk devletinde bu tür suçları işleyenlerle ilgili savcılıklar gereken takibatı yaparak tahkikatı açarlar. Şuana kadar böyle bir şey oldu mu? Bilmiyorum. Olayın iki yönü var. Bir tanesi kanunsuz dinleme olayı ya da yargı karar vermişse bile bunun kapsamının, süresinin genişletilmesi söz konusu. Yani kanuna karşı açık bir hile var. Diğeri ise ortaya çıkan, saçılan kasetlerin bir bölümüdür. Sahte ve montaj olduğu ortaya çıktı. Nitekim Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli ile ilgili ya da üçüncü kişiler ile ilgilide çeşitli düzmece, montaj kasetler ortada dolaşıyor. Bu siyasi etik bakımından hiçbir şekilde doğru değil. Geçmişte Türkiye bunları yaşadı ve aslında bu bir anlamda toplumla, siyaset mühendisliği olduğu gerçeği görüldü. Topluma nizam vermek isteyen bir kısım çevreler bu tür mühendisliklerle toplumu köşeye sıkıştırmak, bir kısım insanları sindirmek, korkutmak istiyorlar. Elbette yargı böylesine hukuksuz bir durum karşısında seyirci kalmayacaktır. Bu güne kadar yargının hep bağımsızlığını tartıştık. Oysa bugün yargının tarafsızlığının en az bağımsızlığı kadar önemli olduğu gerçeği ortaya çıktı. HSYK ile ilgili düzenlemelerde ne kadar haklı olduğumuzu son günlerde ortaya saçılan kasetler ve yalanlarla bir kez daha görmüş olduk. O açıdan şuanda yargının bağımsızlığını sağlayacak düzenlemeler önemli ölçüde yapılmış durumda. Türkiye modern çağdaş bir hukuk devleti olacaksa, hukuksuz, her uygulamanın üzerine gidilmeli ve kimse hukuktan ve yargıdan muaf olmamalı. Bunu söylüyor ve savunuyoruz. Devlet Denetleme Kurulu’nun ortaya çıkartacağı raporlar da gerçekler daha iyi anlaşılmış olacak” dedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>